Eveeet sonunda girebildim ve yazabileceğim. Aslında ne yazacağımı bilemiyorum ama başlıcam yazmaya. Ya bismillah :) Aslında yazmayı çok istiyorum ama kendime daha yeni gelebildim. Yazmayı genelde çok severim ama yazmaktan korkuyorum geçmişte çok acı ve ağır yazdığım için kayıplarım oldu ve yaklaşık 5 yıldır yazmaktan korkuyorum. belki de kaybetmekten korkuyorum. en büyük fobim belki de birilerini kaybetmek... neyse çok kendimden bahsetmiceeem :)))
bugün size bu grupla nasıl tanıştığımı anlatmak istiyorum. öncelikle bu blogun yaratıcısı turuncuyla başlangıcımı anlatayım. yıl 2007 aylardan eylül... ben hayatımın en büyük üçüncü aşkımı yaşıyorum. Allahım nasıl aşığım nasıl bağlıyım.. ilk gördüğüm gün aşık olduğum ve surprizler başlayan bir ilişkide tam cicim zamanının bitiş aşamasındayız. o yıllarda bu taraflarda doğdru dürüst sinema yada burger falan yok. taşra yani :P o balıkgöz dedi ki bana bir gün yakınlarda bir yerlerde alışveriş merkezi var. oraya gidelim arkadaşlarla dedi. arkadaşlar kim bilmiyorum. zaten yeni işbaşı yapmışım yabaniyim kimseyle muhabbetim yok bla bla bla ama olsun yanımda balıkgöz var. onla her yere giderim diyorum. alıyoruz arabayı önce onu alıyorum. sonra diğerlerini. sonra bir bakıyorum bir afet geliyor. benden en az 10 cm uzun benden en az 10 kg zayıf uzun sarı saçlı renkli gözlü melek suratlı bir içim su geliyor. Allah allah süper bir şey. sonra kendime bakıyorum dombili, kısa boylu, falan filan bir kız. yola çıkıyoruz. bu arada benim balıkgöz ben araba kullanmayı öğreneyim diye giderken bana kullandırıyor. ama bu ne asabiyet yarabbim her şeye bağrıyo her şeye kızıyo falan filan. ama arkada bizim aşık kuşların sesi geliyor. bıcır bıcırlar maşallah. aşkım bitanem ohh ne ala ilişkiler. ulen diyorum biz mi cicim siz mi cicim :) neyse sonunda geliyoruz sinemeya karar veriyoruz. benim istediğim film olmuyor tabe. sonra bizim balıkgöz kayboluyor ben de sarışın afetlen zara dolaşıyoruz. turuncunun ilk sorusu ban açıkça net "neden geldin buraya". zırvalıyorum. sonraki soruları da daha net ben yine zırvalıyorum. sonra balıkgözün yanına gidiyoruz. bir şey beğenmiş alsam mı diye düşünüyor. tabi ben yokum gibi davranıyor. sonra sinemaya giriyoruz. bizde sıfır temas. offfffffff diyorum acaba turuncular napıyor diyorum. hatta o gün telefonuma bir şeyler zırvalamışım "her şeye rağmen ben bu çocuğu sevyom" diyorum. sonra dönüşümüzü yakın ortalık karışıyo ve biz evlerimize varıyoruz. sonra turuncu beni bir şey için arıyo anlatıyo kapatıyo. ve kısa bir süre sonra balıkgöz gerizekalısı ona ilanı aşk ettiğim gün beni terk eyliyor. netice itibarıylan turuncuyu da görmüyorum kopuyoruz. hatta görüşmediğimiz zamanlarda turuncu evleniyoooo falan filan. sonra 2011 yılı nisan aylarında eğlence sonrası içmeye devam ettiğimiz göle beraber iniyos. kafalar güzel tabi eğleniyos. sonra bu rutine giriyo ve biz her hafta çıkıyos. sürekli mailleşiyos. ve yakın daha da yakın oluyos. ve onu çok sevyommmm şimdi. aradaki kayıp yıllara bazen hayıflanıyorum ama her şeyde bir hayır var diyorum :))
şimdi gelelim minik kuşumlan tanışmaya. yine yıllardan 2007 ağustos. yeni işbaşı yapmışım. ben tabe balıkgöze aşığım o sıra. babişle ağaç dikmeye gidiyos. babam bana bir kaç kız tanıtıyor ana ben balıkgözden başkasını görmüyorum. hiç birini hatırlamıyorum bile salaklığımdan. bir gün babam diyor ki işyerinden bir kız annesi ve ev arkadaşı gelecek diyor. ohh diyorum. geliyorlar aman allahım ne şeker bir kız bu. bıcır bıcır. bir kere çok güzel bir kere çok konuşkan bir kere çok becerikli bir kere çok sempatik. ben bu kızı neden hatırlamıyom diyorum. akşam muhteşem geçiyor. sanki 40 yıllık tanışıyos. sonra bu bebişlen akşamları yürüyüş yapmaya karar veriyos. yürüyos yürüyos aman aman ne eğlenceli kız diyommm. sonra yürüyüşten sonra bıcırıka magnum yediriyorum. ne sivrilik :) sonra bana şehirdışı görevi çıkıyor. gidiyorum 9 ay gelmiyorum ve bu bıcırıkla kopuşoyoruz ama yine de haberlerini alıyommm. projede ortak arkadaşımız oluyo ve dönüşümde kaldığımız yerden devam ediyos. ve ilk tanıdığımdan beri bu kadar mükemmeliyeti bir arada bulunduran bir kere bana kızmayan bir kere beni kızdırmayan top dostlarımdan biri oluyo. o yaptıysa vardır bir hikmeti vardır diyorum. onu çoook seviyorum. ve yine neden daha önce o kadar ortak geçmişe rağmen ayrıydik diye hayıflanıyorum :(
veeeee hünkarımmmmm insanoğlunun en baba en tatlı erkek haline :) 1,5 yıldır kendisinden haberler alıyordum ama ne tatlı aman ne iyi insan deyü. ama tanışmıyorduk. 2011 yılı ekim ayı. göreve icabeten şehirdışına gidiyos. otobüsten ,indiğimiz gibi bizi hünkarımız karşılıyo. muhabbet başlıyo. önce tabeee ki ben salak salak birilerine asılıyom bana garip garip bakıyo. sonra anlıyo ki bu kızdan bir şey olmaz olan sadece ağzında icraat yok diyo ve rahatlıyor. öğle yemeğimşz yiyoss köfte yicem diye tutturuyorummmm. bir de hünkarımızın görevini öğreniyom ciddileşiyom :P ilk gittiğimiz gün akşamında bıcırıkım erkenden uyuyor biz de tutuncuylan aşağıda içiyos. ama ilk günün beleş içki tesiri mi yada 10 saatlik yolda hiç uyuyamamış olmanın etkisiylen içiyom içiyom içiyom. bir bakıyoruz ki hünkarımız geliyo oturuyo masaya. garsona bir şey söylüyo. garson bana dönüyor. siz ne alırsınız diyor aynısından diyorum anlamadan :) bira, tekila, rakı, kokteyl üzerine buzlu absolut söylemişim de haberim yok :) olsun diyorum o içiyorsa ben de içerim diyorum içiyorum. ama çok komik. içerken gözümü açamıyorum. gözüm kapandığı an direk dalıyorum sonra neredeyse 1000 vinç etkisiylen göz kapağımı açıyom. ne konuşuyorsam saçmalıyorum. ve sonunda kalkıp odamda sızıyorum. sonra günler geçiyor ama geçen günlerde hünkarımlan sürekli karşılaşıyos sürekli eğleniyos. bize her konuda destek oluyor. ve o günden bu yana grupçak konuşmadığımız, mailleşmediğimiz günümüz olmuyor neredeyse. bizi bizden daha çok düşünen bir var diye grupçak çok mutluyuusss ve yine geçen yıllarda nerelerdeymişiz diye hayıflanıyoruz :(
veeeeeeeeeeee sıra bana geldi ama şimdilik bana ayrılan süre burada sonra erdi :))) daha neler anlatıcam daha ne sırlar vericeeeem ama bugün değil.... sizi sevyom manyaklarımmmmmmmmmm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder